24 Mayıs 2012 Perşembe

Transferde Büyük Fırsat: Bonservisi Elinde Olan Oyuncular



Takımlarımızın ekonomik durumları hepimizin malumu. Galatasaray karanlık ve derin bir kuyunun dibinden bu sene yaptığı atılımlarla çıktı, Beşiktaş o kuyunun dibine iki kürek daha attı ve Fenerbahçe "malum" sürecin sonucunda milyonlarca eurodan oldu. Bu tarz durumlarda transfer dönemleri daha da kritik bir hal alıyor. Çünkü param yok diye transferde cimri davranırsanız, batarsınız. Bir an önce düzeleyim diye kalan üç kuruş paranızı har vurup harman savurursanız da, batarsınız. Yani nokta atışı hamleler yaparak, efektif oyuncuları seçmek zorundasınız. Bu noktada da Avrupa'da kontratı biten kaliteli oyuncular, büyük bir fırsat kapısı olarak karşımıza çıkıyor. Şampiyonlar Ligi'nde, Avrupa Ligi'nde final oynayan oyuncuları iki hafta sonra bonservisi elinde olarak, kulüp ararken bulabiliyorsunuz. Ziyadesiyle burun kıvırılamayacak bir fırsat bu. "O kadar iyi olsalardı, zaten kulüpleri bırakmazdı." bu mantık işte bizim kulüplerimizi yerin dibine sokacak olan mantıktır. Bu mantık işte Stancu'ya 5 milyon, Tabata'ya 8 milyon ve Mehmet Topuz'a 10 milyon euro verdirten mantıktır. Yani standart bir Türk futbolsever olarak kontratı bitmiş futbolcuları, kulüplerimize layık görmemeyi bırakıp, doğru ve akılcı yatırımlar yapmamız lazım. (Bknz: Selçuk İnan, Elmander..)Aslında bu oyuncularla ilgili çalışmalara 3-4 ay öncesinden başlamak gerekiyor. Ancak Türkiye'de bu kadar anti-sistematik transfer yöntemleri varken bu girişimlere o zamanlardan başlanıldığını sanmıyorum. Yine de kontratı biten oyuncular havuzu hala çok ciddi potansiyel vaat ediyor. Bu havuzdan öne çıkan oyuncuları inceleyelim..

21 Mayıs 2012 Pazartesi

İşte yeni Emre Belözoğlu!



Evet Sabri! Geçtiğimiz günlerde twitter’da rastladığım bu yıllar öncesinden fotoğrafı paylaşmadan geçemedim. Özellikle şu bölüm müthiş; Sabri için ortak görüş “müthiş bir yetenek!”. Neyse yeteneği, kariyeri Emre gibi değil belki ama en azından huyu benzememiş.

"Türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum!"



"Dünyanın en büyük kulübünde oynuyorum, gittiği yere kadar. En büyük hayalim Real Madrid gibi bir kulüpte oynamaktı, hayalimi yaşıyorum. Türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum."

Evet, bu sözler Galatasaray'ın ciddi bir şekilde ilgilendiği Nuri Şahin'e ait. Transferde rotasını kaliteli yerli oyuncuları kadrosuna katmak, doğrultusunda çizen Galatasaray için en zor hedef zaten bu genç delikanlıydı. Her ne kadar bu sene pek forma giyememiş olsa da, hemen gözden çıkartılmak için fazla kaliteli bir oyuncu Nuri. Haydi gözden çıkartılmaya karar verildi diyelim, yine de gideceği takım Türkiye'de olmazdı. Her zaman kendisini Milan'a yakıştırmışımdır ama kısmet.

20 Mayıs 2012 Pazar

Havutçu'ya bir kez daha veda..


Beşiktaş’ta teknik direktör değişikliği bitmiyor ! Yarın, başkan Fikret Orman ile ortak bir basın toplantısı düzenleyecek olan Tayfur Havutçu’nun, Beşiktaş’taki sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini ve Beşiktaş’tan ayrıldığını duyurması bekleniyor. (Ben bu yazıyı yazarken kulüpten yapılan açıklamaya göre sözleşme karşılıklı olarak feshedilmiş ve basın toplantısı iptal edilmiş)

Bu gelişme çok da sürpriz olmadı Beşiktaş gündemini yakından takip edenler için. Başkan Fikret Orman, katıldığı her televizyon programında, her röportajda, bu konuda gelen sorulara verdiği cevaplarda, Tayfur Havutçu’nun çok iyi bir insan ve çok iyi bir Beşiktaşlı olduğunu, ancak Beşiktaş’ın menfaatine yönelik hareket edeceklerini söyleyerek adeta bu durumu ima ediyordu.

Çok değil, geçen sezonu hatırlayalım. Berndt Schuster lig bitimine 9 hafta kala istifasını sunmuş, yerine takımın başına Tayfur Havutçu getirilmişti. Bu sezon öncesi kampı sırasında patlak veren şike soruşturması kapsamında hapse girmesi, Carlos Carvalhal’in acilen teknik direktörlüğe getirilmesine sebep olmuştu. Ve son olarak lig bitimine yalnızca birkaç hafta Carvalhal’e güle güle deyip Tayfur’u takımın başına getiren yönetim, şimdi de Tayfur ile yolların ayrılması için çaba sarf ediyor. Eh o zaman akıllara gelen ortak soru şu : Madem Tayfur ile uzun vadeli düşünülmüyor, sezon sonuna kadar Carvalhal ile devam edilemez miydi? Bu şekilde yolların ayrılması Tayfur Havutçu'nun da onurunu kırmıyor mu ? Yorum sizlerin…

Beşiktaş’a artık teknik direktör konusunda ciddi bir istikrar gerekiyor. Zaten bildiğimiz üzere eski başkan Yıldırım Demirören, tam anlamıyla bir “teknik direktör öğütücüsü” gibiydi. Evet Tayfur Havutçu, müthiş bir Beşiktaşlı olsa da teknik direktörlük için yetersiz bir isim, ancak bu denli çok teknik direktör değişikliği artık beni rahatsız etmeye başladı.

Gündemdeki isimler olarak Ralf Rangnick ve Marcelo Bielsa konuşulmakta. Ben ise Atletico Bilbao’nun oldukça genç kadrosunu UEFA finaline çıkarmış Bielsa’nın Beşiktaş’a ne yazık ki oldukça uzak olduğunu, Ralf Rangnick’in daha muhtemel olduğunu düşünüyorum. Bakalım Siyah-Beyazlı takımın teknik patronu kim olacak ?

Manuel Fernandes Kalacak mı, Gidecek mi?




Fikret Orman’ın başa geçmesiyle beraber, Beşiktaş genel bir küçülme politikasını başlatacak düğmeye bastı. Daha önce bu küçülmenin nasıl olması gerektiği konusundaki düşüncelerimi belirtmiştim. Bu doğrultuda verilecek en kilit karar belki de Manuel Fernandes’in kalıp kalmayacağı kararı. Süper Final’de sakat olduğunu öne sürüp memleketine kaçmış olması, şüphe yok ki herkesin kafasını bulandırdı. Sonradan denildi ki, ödemelerinde aksaklık olduğu için gitmiş Portekizli. Bu durumu, Beşiktaş yönetimini Fernandes’i satma konusunda teşvik edici olarak değerlendiriyorum.

Ancak net bir karara varılmamış olunması bir yana, son günlerde yaşanan önemli bir gelişme benim için Fernandes’in Beşiktaş’ta kalma ihtimalini arttırıyor. Fernandes Portekiz milli takımının Euro 2012 kadrosuna davet edilmedi. Bu da iyi bir teklif alınması durumunda bavulunu toplaması söylenecek olan Fernandes’in piyasasını düşürecek bir durum. Euro 2012’de iyi bir performans sergilemesi kendisine 10-12m civarlarında bir teklif getireceğini tahmin ediyordum ama bu son gelişmeyle beraber bu miktarları görmek bana göre imkansız.

Başkan Orman, bugün yaptığı açıklamada Manuel Fernandes’in tatmin edici bir teklif gelirse gönderilebileceğini ama çok da gönüllü olmadıklarını belirtti. Bunu zaten biliyorduk gerçi. Bakalım, Fernandes’in durumu bence biraz karmaşık olacak. Kısa vadede çözülecek bir durum gibi gözükmüyor.