22 Mayıs 2013 Çarşamba

Alper Potuk Fenerbahçe'de!



Kimisine göre Aziz Yıldırım'ın gündem değiştirme politikası, kimisine göre Galatasaray'a atılmış büyük bir çalım.. Bana göre Fenerbahçe, yetenekli, genç ve yerli bir futbolcuyu kadrosuna katarak iyi bir iş yapmıştır. Alper Potuk, mevcut yerli oyuncu piyasasında en potansiyelli oyunculardan biri olarak göze batıyordu şüphesiz ki. Kim formayı giydirirse de, iyi iş yapacaktı. Bunu yapan Fenerbahçe oldu, tebrik etmek lazım. Psikolojik olarak Galatasaray dominasyonunu kırmak açısından da tabi ki olumlu bir transfer.

Mevcut Fenerbahçe kadrosunda fark yaratacak oyuncu sayısının oldukça az olduğunu ancak bir çok iyi oyuncu olduğunu düşünüyorum. Orta sahaya da baksak, savunmaya da baksak birbirine yakın seviyede, çoğu da milli takım oyuncusu adamlar görüyoruz. Bu oyuncu havuzunda Salih gibi, Alper gibi genç yeteneklere yer açmak gerekiyor. Tabi ki, takımın bütün sorumluluğunu sırtına yükle demiyorum ama bu yaşlarda düzenli forma giymek de önemli. Şahsen benim düşüncem Salih'in Baroni'den çok daha iyi bir futbolcu olma potansiyeli taşıdığı yönünde. Rekabet, forma savaşı oyuncunun gelişimi açısından çok önemlidir ama yeri geldiği zaman da sorumluluğu vermekte çekinmeyeceksin. 

Alper Potuk'un transferi hayırlı olsun. Artık kariyeri daha bir merakla takip edilecek. Benim izlediğim, gördüğüm kadarıyla Alper, şımaracak, hedefinden şaşacak bir adama da benzemiyor. Yolu açık olsun. Çift yönlü bir orta saha olarak kısa zaman içerisinde ,Galatasaray'da olmadı ama,Türkiye Milli Takımında Selçuk'un partneri olacaktır.

2 Mayıs 2013 Perşembe

Premier League'de Yılın Oyuncusu Seçildi..


İngiltere'de sezonun en iyi oyuncusu seçildi: Gareth Bale! 23 yaşındaki sol kanat oyuncusu Avrupa'nın yarışmacılık düzeyi en yüksek liglerinden birinde yılın oyuncusu seçilerek kalitesini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Tottenham Hotspur'da bu sezon ligde 29 maçta sahne alan Bale, kaydettiği 19 golü 9 gol pasıyla süslemeyi başardı. Messi ve Ronaldo'yu genel anlamda forvet olarak değerlendirirsek, Galler doğumlu genç yıldız benim için dünyanın en iyi kanat oyuncusu. Oyuncu kalitesi olarak bu ikiliyle ile kıyaslamak için biraz daha beklemek gerekiyor ama potansiyeli çok yüksek. Muhtemelen de parası yetecek bütün takımlar bu yaz yakasına yapışacaklardır.

Yolu açık ve sakatlıktan uzak olsun. Beğenerek izliyoruz.

24 Nisan 2013 Çarşamba

2013 Cermen Devrimi! Bayern Münih & Borussia Dortmund



Bugün itibariyle futbolda İspanyol dominasyonuna güle güle diyerek Alman Panzerlerine selam çakıyoruz. Bundan böyle Avrupa'da lig sıralaması yapıldığı zaman Bundesliga'yı 3. sıraya koymak yürekleri dağlar. Aslında Bayern Münih, Barcelona'nın oynadığı pas futbolunu neredeyse onlar kadar efektif oynayabilirken, çok daha fizikli ve sert bir kimlik ortaya koyuyor. Öte yandan rakip kaleye direkt gitmeyi kendine düstür edinmiş Real Madrid ise karşısında belki de daha da dik gidebilen Borussia Dortmund'u buldu. Şöyle desek bence yanlış olmaz; Almanlar, İspanyolların çizdiği oyun şeklini alıp bir kademe yukarı çıkarttılar ve şu anda onun meyvelerini topluyorlar.

Şimdiden kesin konuşmak belki doğru değil ama finalin adı Bayern Münih - Borussia Dortmund olacak gibi görünüyor. Bir tarafta Barcelona'ya neredeyse pozisyon vermeyen Bayern, diğer tarafta gençlik ateşini üstün yetenekle birleştiren Dortmund. Şahane bir final olmaya aday bir eşleşme. Öte yandan Götze transferiyle tekrardan ateşlenen rekabetin Şampiyonlar Ligi kupası için sahaya yansımasını izlemek muazzam olacak. 

Demek ki sadece milyonlarca avro saçıp yıldız oyuncu almakla iyi takım olunmuyor. Evet, Real Madrid ve Türk takımları sözüm size. Bayern Münih sadece futboldan elde ettiği gelirlerle transferlerini karşılayan bir kulüp, neredeyse borçsuz bir şekilde yıllardır idare ediliyorlar. Dortmund ise tam bir oyuncu fabrikası. Oyuncuyu sadece alt yapıdan çıkartmasıyla değil, oyuncularına değer katmasıyla da özel bir kulüp. Tabi ki bu noktada Jürgen Klopp'a da bir selam çakmaya unutmayalım, çarpılırız.

İspanyol futbolundan, özellikle de Barcelona'nın futbolundan son dönemde oldukça sıkılan biri olarak Almanların yükselişinden son derece mutluyum. Doğruya doğru, oynadıkları futbol da daha çok keyif veriyor. Yolları açık olsun!

23 Nisan 2013 Salı

1994 Dünya Kupası Arjantin'den Mükemmel Gol (video)

1994 Dünya Kupası Arjantin - Yunanistan maçı. Arjantin inanılmaz paslaşmalar sonucu Maradona'nın ayağından golü buluyor.



http://www.youtube.com/watch?v=xfwFg7n92Ck

Cihan Durucasugil'den NBA'de Normal Sezon Ödül Tahminleri

NBA'de normal sezon ödülleri sahiplerini bulmadan tahminlerimi siz okuyucularımızla paylaşmak istedim.




MOST VALUABLE PLAYER ( MVP )

Çok net bir şekilde Lebron James. %56.5 gibi inanılmaz bir şut yüzdesi tutturdu Kral. Bu alanda NBA'de normal sezonu beşinci sırada bitirdi. ( Bu istatistiği daha çekici kılan unsur önündeki dört ismin; geçimlerini tamamen smaç veya pota dibinden buldukları sayılarla sağlayan oyuncular olması. ) 26.8 sayı, 8 ribaunt, 7.3 asist, 1.7 top çalma ve %40 üç sayı yüzdesi. Al baba al senin olsun senden daha çok hak edeni de yok zaten.







ROOKIE OF THE YEAR 

Yılın en iyi çaylağı ödülünü de resimde gördüğünüz delikanlı Damian Lillard'a veriyorum. Brandon Roy ve Greg Oden şanssızlıklarından sonra, çok fazla övüp nazar değdirmek istemiyorum çocuğa. NBA'de en sempati duyduğum takımlardan biri olan Portland'a tekrar hayat verdi bu çocuk. İstatistikler mi ? 19 sayı, 6.5 asist, maç başına 2.3 üçlük isabeti, %43 şut isabeti. Daha ne olsun ?




COACH OF THE YEAR 

Artık bu ödülü verin şu adama ! Bu yılın en iyi koçu ödülü adayım; George Karl. Denver Nuggets'ı, Batı Konferansında üçüncü sıraya taşıdı ve kendi evlerinde yaptıkları 41 maçın 38'ini kazanma başarısını gösterdi. Takımda süperstar bir oyuncu olmamasına rağmen, tam bir kurtlar sofrasına dönen Batı'da büyük işler başardığını düşünüyorum. 




MOST IMPROVED PLAYER

Adayım; James Harden. Çoğunuz bu tercihimi alakasız görebilir çünkü Harden'ı takip edenler az çok ne kadar yetenkli olduğunu fark etmişlerdir. Ama yetenkli olmak başka, bir takımı neredeyse tek başına sırtlayıp playoff'a sokmak ayrı bir şey. Harden'ın bu seneki istatistikleri; 25.9 sayı, 4.9 ribaunt, 5.8 asist, 1.9 top çalma, maç başına 2.3 üçlük isabeti, %43.8 saha içi ve %85 serbest atış isabeti. Geçtiğimiz sene Thunder'da 6.adam rolünü üstlenirken elde ettiği istatistikler ise; 16.1 sayı, 4.1 ribaunt, 3.7 asist, 1 top çalma. Bu iki sezon arasındaki istatistiksel farkın yanına bir de Houston'da gösterdiği liderliği ve takımını playofflara taşımasını eklediğimde bana gayet mantıklı geldi. Ya size ?




DEFENSIVE PLAYER OF THE YEAR

Adayım; Marc Gasol. İstatistikleri tabii ki bir Dwight Howard kıvamında değil ( 14.1 sayı, 7.8 ribaunt, 1.7 blok, 1 top çalma ), ama onun savunmadaki değerini anlamak için reçetenizi hemen yazıyorum. Bir adet Memphis Grizzlies maçı ve bir adet Gasol'süz Memphis Grizzlies maçı. Bu adamın neden Grizzlies savunmasının en önemli adamı olduğunu anlayacaksınız.