Futbol dünyası son senelerde Avrupa futbolunun egemenliği altında
yaşıyor. Barcelona önderliğinde İspanyolların alıştığımız futbolu
değiştirip yeni bir kimliğe sokmasıyla başlayan süreç, Almanların,
İspanyol futbolunun yeni bir versiyonunu üretmesiyle devam etti.
Avrupa’nın, dünya futbolu üzerinde kurduğu dominasyon sadece saha içinde
kalmıyor, başarı olarak da karşılık veriyordu. Örneğin 1950’den
itibaren ilk kez Dunya Kupası iki kez üst üste Avrupa takımları
tarafından kazanıldı. Yani Avrupa takımları ileriye gittikçe, efsanevi
Latin Amerika futbolu cevap üretmekte zorlandı. En çok da, futbol
tarihinin en başarılı ve popüler ülkesi diyebileceğimiz Brezilya.
Sanıyorum
ki, bir çoğumuz 2000’li yılların başındaki Brezilya kadrosundan en az
7-8 kişiyi ezbere sayabilir. İşte o dönemde tüm dünyayı kasıp kavuran
Ronaldo’lar, Roberto Carlos’ların ardını yeterli düzeyde dolduramadı
Sambacılar. Bu eski yıldızlarının futbol sahnesinden çekilmesi ve yeni
yıldızlar Ronaldinho, Adriano veya Robinho gibi parlak isimlerin çabuk
formdan düşmesi üzerine yeni bir yapılanmaya girildi. Şimdi yepyeni bir
Brezilya kadrosu var önümüzde. Belki de, Sambacıları eski parlak
günlerine kavuşturacak olan ekip kurulmuş, keza bu potansiyelleri de
güçleri de damarlarında akan yetenekli kanda mevcut.
Scolari’nin
genç yıldızlarla donatılmış takımı geçtiğimiz günlerde 2013 Fifa
Konfederasyon Kupası’nı kazanarak rüştünü ispat etti. Hem de nasıl
kazanmak! Son Dünya ve Avrupa Şampiyonu, 29 maçtır bileği bükülmeyen
İspanya’ya karşı adeta şov yaptılar. Barcelona – Real Madrid karmasına
karşı alınan bu 3-0’lık net galibiyet aslında açıkça şunu söylüyordu;
“Hanımlar, beyler, geri döndük.”.
Konfederasyon Kupası’ndaki
başarı etkileyici de olsa, Brezilya’yı izleyince şunu açık bir şekilde
görmek mümkün. Bu takımın gidecek daha çok yolu var. Savunma hattı zaten
muazzam oyunculardan oluşuyor. Stoper hattında Chelsea’de çok iyi bir
sene geçiren David Luiz, bana göre dünyanın en iyi iki stoperinden biri
olan Thiago Silva’ya eşlik ediyor. Beklere bakacak olursak biri
Barcelona’dan, diğeri Real Madrid’den. Keza bu dörtlünün ne kadar iyi
olduğunu basit bir şekilde, dünyanın en iyi milli takımı kabul edilen
İspanya’ya neredeyse pozisyon vermemelerinden anlayabiliriz. Tam bu
noktada şunu da söylemeden geçmeyelim “Selam olsun sana, Fernando
Torres!”. Ancak Brezilya’nın neredeyse hiç pozisyon vermemesini, muazzam
savunma hattından daha da çok takım savunmasına bağlamak gerekiyor.
Brezilya orta sahası da, forvet hattı da sürekli olarak rakip oyuncuyu
ısırıyor, rahatsız ediyor. Neymar ve Hulk bile, sürekli olarak alan
kapatıyor ve baskı yapıyor. Brezilya bu enerjik oyununu İspanya
karşısında o kadar yükseltti ki, dünyanın en iyi pas yapan takımı bile
bu baskıyı kırmakta zorlandı ve boyun eğmek zorunda kaldı. Bütün bunları
alt alta koyup, bir de Neymar’ın, Oscar’ın, Lucas Moura’nın daha 20-21
yaşında çocuklar olduğunu bilmek, geleceğe dair heyecan duymamızı
sağlıyor.
Yeni Brezilya’yı konu alan bir yazıda Neymar’a ayrıca
bir paragraf açılmazsa ayıp olur. Şahsen bu Konfederasyon Kupasında daha
önceden abartıldığını düşündüğüm Neymar’ı büyük bir keyifle izledim.
Hala da, sadece Brezilya sınırları içerisinde oynamış bir oyuncunun
“dünyanın en iyi oyuncusu” konuşmalarına konu olmasını tasvip etmesem
de, genç yıldızın yeteneklerine hayran olmamak elde değil. Topa ilk
dokunuşu, hızı, top sürme özellikleri gerçekten çok özel. Öte yandan
geçtiğimiz akşam oynanan finalde Casillas’a sol ayağıyla yolladığı bir
füze var ki, tek kelimeyle şahane. Çok özel bir oyuncu Avrupa sahnesine
adım atıyor, herkes gibi ben de Neymar’ın kariyerini büyük bir merak ile
takip edeceğim. Messi ile beraber oynayacak olmaları da, televizyondan
maç izlerken yüksek hızdan dolayı göz bozulmalarına sebep olabilir.
Şimdiden uyaralım.
Sonuç olarak, Brezilya’yı çok özlemişiz.
Futbolun sanatçıları, 2014’te kendi evlerinde oynanacak olan dünya
kupasına uzun zaman sonra favori olarak katılacaklar. Altıncı kez dünya
kupasına ulaşmaya çalışacak olan Brezilya’nın, Avrupa’nın devleri
İspanya ile Almanya’ya, öte yandan da ezeli rakipleri Arjantin’e karşı
verecekleri mücadele çok ama çok büyük bir keyif vaad ediyor!
(Vatan Gazetesinde spor yazıları yazmaya başlayan ağabeyim Enis Başak'ın ilk yazısıdır.)
Link: http://spor.gazetevatan.com/yazar-detay.asp?hid=550535
Twitter Link: https://twitter.com/EnisBasak