17 Mayıs 2012 Perşembe

29 Yılın Acısı Çıktı !



Fenerbahçe, çok değil birkaç gün önce şampiyonluk maçında evinde Galatasaray ile berabere kalarak son maçta şampiyonluğu kaybetmişti hatırlayacağınız üzere. Bunun şokunu atma fırsatı bulamadan, yalnızca 4 gün sonra çıkacağı kupa finalinde Bursaspor’a karşı zorlanması bekleniyordu Fenerbahçe’nin. Hele ki Fenerbahçe’li futbolcuların üzerinde oluşan o “yıllardır kupayı alamamanın her yıl arttırdığı baskı”, işi daha zor kılacak diye düşünülmekteydi.

Tüm bu tahminleri yapanlar ise dün ters köşeye yattılar. Fenerbahçeli oyuncular, üzerlerindeki o şoku ve baskıyı çok iyi atıp belki de sezonun en istekli oyunlarından birini oynayarak, Bursaspor’u final maçında 4-0 gibi çok net bir skorla geçerek kupaya uzanmış oldular. Fenerbahçe’nin kazandığı bu kupa, 50. Türkiye Kupası’ydı. Fenerbahçe de bu kupayı tamı tamına 29 yıl sonra ilk kez kazanmış oldu, eh daha fazla bunun önemini belirtecek bir şeyler yazmama gerek yoktur herhalde.

Fenerbahçe iyiydi, hırslıydı, inanmıştı, etkili futbol oynuyordu, hepsine evet. Ancak maçın bu denli Fenerbahçe açısından rahat geçmesi, Bursaspor’a tek bir pozisyon dahi vermemeleri ve skorun bu denli farklı olmasının başlıca bir sebebi olduğunu düşünüyorum : Caner Erkin’in maçın hemen başlarında gelen golü. Bu gol Fenerbahçe’yi maça 1-0 önde başlattı adeta ve Ertuğrul Sağlam’ın da dün söylediği gibi, Bursaspor’un bütün dengesini bozarak rüzgarın Fenerbahçe’nin arkasından esmesine yardımcı oldu. Bu gol sonrası Bursaspor, geliştirdiği 1-2 cılız atak haricinde maç boyunca toparlanamadı ve kalesinde sayısız pozisyon, nihayetinde de 4 gol görmüş oldu.


Olaya Fenerbahçe açısından baktık, etkililerdi dedik, evet Caner’in maçın başındaki golü de büyük avantaj oldu dedik, eyvallah. Ancak hiç kimse bu kadar kötü bir Bursaspor beklemiyordu sahada. Sonuçta, Türkiye Kupası finalisti olmuş takım… Bırakın pozisyon üretmeyi, Fenerbahçe’nin ataklarına en ufak bir direnç bile gösteremedi dün Yeşil-Beyazlı ekip. Peki neden ? Bana kalırsa, Bursaspor’un finale yükselerek zaten UEFA’ya gitmeyi garantilemesi (kurallara göre diğer finalist eğer Avrupa kupalarına gitmeyi garantilemişse, kupayı alamasanız dahi Avrupa’ya gitmeye hak kazanıyorsunuz), Süper Final Avrupa Grubu’nda hedeflediği seviye olan 5.lik ile ligi bitirmeleri, bence oyuncuların “Kupayı almalıyız!” düşüncesini ciddi anlamda baltalamış. Mental anlamda sezonu bu maç öncesi bitirmiş Bursaspor, dün çok net bunu gördük.

Maçın kahramanı ise, şüphesiz ki Alex de Souza. Zaten onun ne denli bir istatistik rekortmeni olduğunu yıllardır biliyoruz. Bu maçtaki istatistiği ise 1 gol 3 asist. Tek kelime söyleyebilirim : Olağanüstü !


Sonuç olarak, Fenerbahçe’yi tebrik ediyoruz, 30 yaş altı taraftarları kupayı ilk defa görüyorlar. Bu tarz geyikler sanırım bir süre daha devam edecek. Neyse şaka bir yana, belirtmek istediğim özel bir şey, dünkü maçta görülen Fair-play örnekleridir. Çok ufak maç içi gerilimler dışında en ufak bir olay yaşanmadı, oyuncular maç sonunda birbirlerine sarılarak tebrik ettiler birbirlerini. Taraftarlar 2 takım futbolcularını da alkışladılar. Tüm kalbimle söylüyorum, özledim böyle görüntüleri görmeyi, futbolun güzelliklerini… Bütün sezon maç içi olaylar, çirkin görüntüler futbolun önüne geçmişti, en azından son maçı iyi bitirdik..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder